TBMM Başkanı Yıldırım İsviçre’ye gitti

0
59

Ankara (CUHA) – TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ Başkanı Binali Yıldırım, resmi ziyarette bulunacağı İsviçre’ye hareketinden önce Esenboğa Hava meydanı’nda tertip ettiği medya toplantısında değerlendirmelerde bulundu, gazetecilerin gündeme ait suallerini cevapladı.

Yıldırım, “Meclis Başkanlığına 3 aylık müddet içinde 355 yasa önerisi verilmiş. Bunlardan 352’sini alakalı komisyonlara havale etmişiz.” diye konuştu.

Parlamentolararası Birlik (PAB) 139. Genel Heyetine katılmak üzere gideceği İsviçre’de, kendisine TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ Katip azaları Şeyhmus Dinçel ve Burcu Köksal, TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ İdare Amiri Mahmut Toğrul, PAB Türk Grubu Başkanı ve İstanbul Milletvekili Ravza Kavakcı Kan, PAB Türk Grubu azaları ve Ankara milletvekilleri Arife Polat Düzgün, Zeynep Yıldız, Murat Buyruk, Mevlüt Karakaya, İzmir Milletvekili Ednan Arslan’ın eşlik edeceğini söyledi.

Yıldırım, Asya Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı ve Ankara Milletvekili Asuman Erdoğan, İslam İş Birliği Örgütü Meclis Birliği Türk Grubu Başkanı Orhan Atalay, Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu ile Antalya Milletvekili Feridun Bahşi’nin kurulda bulunacağını ifade etti.

PAB’ın, 176 ülkenin aza olduğu, dünyanın en büyük ve en daha önceki parlamenterler platformu olduğunu söyleyen Yıldırım, Genel Heyette Türkiye hesabına kendisinin de bir konuşma yapacağını söyledi.

Yıldırım, toplantılar dahilinde çeşitli müzakerelerde bulunacağını, ziyaret vesilesiyle Türkiye’nin dönem başkanlığını yürüttüğü Asya Parlamenterler Asamblesi’nin koordinasyon toplantısını da gerçekleştireceklerini aktardı.

Ziyareti esnasında PAB Başkanı ile de bir araya geleceğini, TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ-PAB ilişkilerini de ele alacaklarını ifade eden Yıldırım, İsviçre’de yaşayan yurttaşlarla da Lozan Türk Birliği’nde bir araya geleceğini belirtti.

Gazetecilerin suallerini da cevaplayan Yıldırım, “CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in, emeklilikte yaşa takılanlara ait sundukları yasa önerisinin üç aydır alakalı komisyona havale edilmediği istikametindeki tenkidini nasıl değerlendiriyorsunuz?” suali üzerine, “O yasanın bize gelişi 1 Ekim, 3 ay değil. Orada Özgür Bey iyi çalışmamış belli ki. Bana ‘amca’ diyor, ben de ‘yeğenim’ diyebilirim herhalde. Yeğenim Özgür, gençsin, geleceğin var. Paniğe gerek yok, her şey yolunda gidiyor. Meclis üzerine düşen işi yapıyor. Başkan da üzerine düşen işi yapıyor. Öyle çok fazla heyecanla hareket etmeye lüzum yok. Daha önümüzde yoğun bir gündem var, yapılacak çok iş var.” ifadelerini kullandı.

Reisicumhur Recep Tayyip Erdoğan’ın 9 Temmuz’daki yemin merasimi ve 15 Temmuz’daki Meclis Başkanı seçiminin hemen peşinden Meclisin fiilen işe başladığını anımsadan Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:

“Ondan sonra hemen güvenlikle alakalı bir kanunu, olağandışı hal kalkınca görüştük. Onu yasalaştırdık. Daha sonra Meclis mutat tatile girdi. O günden bugüne Meclis Başkanlığına 355 kanun önerisi verilmiş. Bayağı yasa önerisi gelmiş. Bu 355 yasanın 352’sini alakalı komisyonlara havale etmişsiz. Başkanlıkta şu anda 3 tane var. İşlemde, ihtiyaç duyulan işlemleri yapılıyor. Bu 3’ünün verildiği tarih en fazla 10 gündür, daha fazla olduğunu zannetmiyorum. Ayrı olarak 26. Dönem’de verilip işlem görmeyen ve kadük olan 769 yasa önerisi var. Bunları da 27. Dönem’in başlangıcında tekrar görüşülmek üzere komisyonlara göndermiş bulunuyoruz.”

Yıldırım, komisyonların gündeminde 1000’in üzerinde yasa önerisi bulunduğuna işaret ederek, “Komisyonlarda yasa önerisi yok. Meclis Genel Heyeti iş bekliyor.” gibi bir vaziyetin mevzubahis olmadığını belirtti.

“Gece gündüz çalışsak bunların tamamını bitiremeyiz. Bir yasama döneminde dahi bu kadar yasa çıkardığımız vaki değil.” diyen Yıldırım, yeni dönemde Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin Meclise yasa önerisi göndermediğini kaydetti.

Meclisin, milletvekillerinin sunduğu yasa önerileriyle yasa yapımına başladığını anlatan Yıldırım, şunları kaydetti:

“Bu kadar müddette, bu kadar yasa önerisi verilmiş olması asalında bu mevzunun belirli bir asala, usule bağlanması, belirli bir standarda oturması ihtiyacını da ortaya koyuyor. Yoksa üstesinden gelemeyecek şekilde kanun önerisi birikimi olursa ve Meclis bunları halledemezse bu ayrı bir tenkit konusu olur. O bakımdan gelecek günlerde bütün grupların temsilcileriyle, Meclis başkanvekilleriyle Meclis Başkanlık Divanı ile bu konuları değerlendireceğiz. Buralarda kimi asal ve usullerde mutabık kalma ihtiyacı var. Ters halde randımanlı çalışamama meselesiyle karşı karşıya kalabiliriz. Yurttaşın ihtiyacı olan kanunların çıkması gerekli. Hükümetin icraatlarını rahat yapması için ihtiyacı olan kanunların çıkması gerekiyor. Bir hayli toplumsal problemlerin Meclis aracılığıyla ele alınıp çözüm üretilmesi gerekli. Bunlar Meclisin asli işleri. Bütün bunları yaparken şayet bir kaide, usul geliştiremezsek bu sefer emelimize erişmekte zorlanabiliriz.”

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ Başkanı Yıldırım, AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’li din adamı Andrew Brunson’ın karar duruşması sürerken suallen bir sual üzerine, “Türkiye hukuk devletidir. Davanın, dosyanın muhtevanını bilmiyoruz. Avukatı değiliz. Dolayısıyla yargıçlarımız, savcılarımız hukuk devletinin kuralları içerisinde şart olan kararı verecektir. Bizim, onların yerine kendimizi koyup şöyle olsun, böyle olsun dememiz yanlış olur. Hukuk devleti ilkelerine de uymaz.” değerlendirmesinde bulundu.

Münbiç konusundaki gelişmelere ilişkin bir soruyu da cevaplayan Yıldırım, Münbiç sorununun kendisinin Başbakanlığı döneminde hükümetin en ehemmiyetli konularından birisi olduğunu vurguladı.

“Her ne varsa bu Münbiç’te, Amerikalılar oraya çok meraklılar.” diyen Yıldırım, Amerikalıların oradaki merakından ziyade Türkiye’nin ilgilendiğinin oradaki PKK uzantıları olduğunu belirtti.

PYD/YPG terör örgütünün, “Suriye’de faaliyet gösteren PKK” olduğuna işaret eden Yıldırım, Afrin’in de bunların elinden alındığını ifade etti.

Yıldırım, Amerika ile Türkiye’nin bir iş birliğiyle Münbiç’i terörden temizlemeyi ve çoğuluğu Araplardan oluşan yerli halka burayı sağ salim teslim faktörün amaçlandığını dile getirerek, şöyle konuştu:

“Bu, üç aylık bir tasarıydı. Beklendiği şekilde yürümüyor. Bir yerde bir yavaşlama mevzubahis. Ümit ederim önümüzdeki günlerde daha iyi bir koordinasyonla Amerika burada tuttuğu sözü vermiş olur. Bu Obama döneminden beri devam eden bir problem. Obama’nın, ‘Yemin billah, ben buradan bunları çıkaracağım.’ diye kaç kere Reisicumhurumuza anlattığına tanık oldum.

O bakımdan terörün ister Suriye topraklarında ister Irak topraklarında ister Fırat’ın doğusunda veyahut batısında, ülkemize, milletimize zarar verme yeteneği var olduğu sürece bu mücadele devam edecek. Bizim emelimiz, ülke sınırılarımızı ve milletimizi her türlü füze roket saldırılarından muhafaza etmek.”

DEAŞ ile mücadele hesabına AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’nin YPG’ye çok büyük silah yardımı yaptığını ifade eden yıldırım, şimdi o silahların terör örgütü PKK tarafından sivillere, askerlere doğrultulduğunu, her türlü terör faaliyetinde kullanıldığını söyledi.

Yıldırım, defaatle uyarılmasına karşın bu yanlışta ısrar edildiğini belirten Yıldırım, “Şimdi DEAŞ da yok. Ortada uydurma sebep edecekleri bir şey de yok. Dolayısıyla behemehal Türkiye’ye tehdit olan bu silahların ortadan kaldırılması, toplanması gerekli. Bu konuda da hükümetin kararlılık içinde olduğunu biliyorum.” dedi.

CHP’nin İş Bankasındaki paylarına ait bir sual üzerine Yıldırım, kamuoyunda tartışmaların bir müddettir devam ettiğini söyledi.

Yıldırım, “Bizim görüş belirtmemizin bir manası yok. Bu konuda Meclise erişen rastgele bir öneri de talep de yok. Bize düşen; geldiği vakit, her vakit yaptığımız gibi gelen önerileri alakalı komisyonlara havale etmek. Orada da merak etmesin geç kalmayız, yeğenim Özgür. Bütün öneriler gelince müddeti içinde gider.” şeklinde konuştu.

CEVAP VER

Yorum
Adını buraya gir